<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NaZeNDe</title>
	<atom:link href="http://nazende.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nazende.org</link>
	<description>NaZeNDe&#039;nin Kaleminden</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 May 2010 10:53:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ferah (dugun) torenleri</title>
		<link>http://nazende.org/genel/194.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/194.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 10:47:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
 Toplumlarin yasayis kulturlerini yansitan en onemli ozelliklerinden biri de elbette dugunleridir.  Cok yakin kulture sahip olunsa da  dugunler yasanilan bolgelere gore bile farklilik gosterebiliyor.Ben de davet edildigim dugunlere bir misafirden cok, bir kultur gozlemcisi olarak gidiyorum. 
  Katildigim dugunlerin Turkiye&#8217;de gordugum dugunlerden hayli farkli oldugunu soylemekle baslayayim. Hatta ayni sehirde katildigim uc dugunun ucu de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p> <img class="alignnone" title="Yemeni " src="http://farm3.static.flickr.com/2127/2500715990_7cf9f8779a.jpg" alt="" width="329" height="500" /></p>
<p> <strong>Toplumlarin yasayis kulturlerini yansitan en onemli ozelliklerinden biri de elbette dugunleridir.  Cok yakin kulture sahip olunsa da  dugunler yasanilan bolgelere gore bile farklilik gosterebiliyor.</strong><strong>Ben de davet edildigim dugunlere bir misafirden cok, bir kultur gozlemcisi olarak gidiyorum. </strong></p>
<p><strong>  Katildigim dugunlerin Turkiye&#8217;de gordugum dugunlerden hayli farkli oldugunu soylemekle baslayayim. Hatta ayni sehirde katildigim uc dugunun ucu de birbirinden o kadar farkliydi ki !  Ucunun de ortak tek ozelligi vardi o da  sadece , dugun saatleri. Dugunler burada gece 22 &#8211; 23 saatlerinde basliyor ve sabah  5 e kadar devam ediyor.</strong></p>
<p><strong> Ilk katildigim dugunde damat Suriye&#8217;li, gelin Suudi idi. Ikincisinde damadin annesi Turk, babasi Suudi, gelin Suriye&#8217;li, Ucuncusunde ise gelinin annesi Turk, babasi Suudi, damat ise Yemen&#8217;li idi. </strong></p>
<p><strong>  Gecenin bir vaktinde dugunmu olur dediginizi duyar gibiyim, oluyor. Ustelik buradaki dugunlere cocuklar da gelmiyorlar, ortaliklarda kosturan cocuklara rastlamak mumkun degil. </strong></p>
<p><strong>  Burada hanimlar her ne kadar disarida tesetturlu, peceli, ve hatta bazilari eldivenli olsa dahi, kadin kadina olduklarinda da bir o kadar rahat giyiniyorlar.  Turkiye&#8217;deki muhafazakar kesimin bakis acisi ve yasam tarzi ile cok farklilar bu noktada.</strong></p>
<p><strong> Hal boyleyken, dugunlerde giyinilen kiyafetleri tahayyul etmek zor olmasa gerek. Her turden abiye kiyafet, sikir sikir gece elbiseleri, ve Turkiye&#8217;deki dindar kesimin aslaaa giymeyecekleri turden her turlu kiyafeti giyiliyor.  </strong></p>
<p><strong> Kardesim buraya ilk geldiginde vitrinlerdeki derin dekolteli kiyafetleri gorunce sasirmis , &#8221; abla bunlari burada gercekten giyiyorlarmi ? &#8221; demisti. </strong></p>
<p><strong> Kiyafet konusunda alabildigine serbest olsalar dahi, muzik konusunda bir olculeri oldugunu soylemek mumkun. Cok muhafazakar insanlarin da dugune geliceklerini dusunerek pop tarzi muzikten kaciniyorlar. Elbette Turkiye&#8217;deki muhafazakar kesimden farkli bir bakis acisi oldugunu soylemistim, pop muzik koymasalar da, dugun demek elbette eglence demek onlara gore. Bu sebeple cagirdikleri bayan Dj dugunde kendi kulturlerine ait parcalar seslendiriyor ve bu muzige arkada tef calan hanimlar eslik ediyor.</strong></p>
<p><strong>  Dugunler , muzigin baslamasiyla basliyor. Ama gelin henuz dugune tesrif etmemis oluyor. </strong></p>
<p><strong>  Muzik olur da dans eden, amiyane tabirle oynayan  bayanlar olmaz mi, elbette olur.  Iste benim sok yasadigim yer de tam da burasi <img src='http://nazende.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </strong></p>
<p><strong>  Oncelikle bu tarz bir muzigi hayatinizda duymamissinizdir. Insanin kulagini tirmalayan bir tini adeta, boyle bir tinida kalkip oynamak bir yana, salonu terketmek istiyorsunuz. </strong></p>
<p><strong> Oynayan hanimlarin da oynamalari o kadar farkli ki, boyle bir oynamayi hayatinizda gordugunuzu sanmam yine. Tarif etsem, tarif de edemem. Sadece kucuk adimlar ile ust bedenleri sallanarak yapilan bir raks diyebilirim sadece. Muzik ve oynayan hanimlari izlerken, bu hanimlar ile ayni dunyada yasadiginiza sasarsiniz, onlar mi, yoksa ben mi uzaydan geldim diye dusunursunuz, o kadar tuhaf yani ! <img src='http://nazende.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p><strong> Gece saat 4 u buldugunda butun  hanimlar abayelerini giyiyorlar , cunku gelin ve damadin salona tesrif etme vakti geliyor. </strong></p>
<p><strong> Baba ve anneleri nezaretinde dugune giren gelin ve damat, guzel bir muzik ile birlikte ust katin koridorundan gelenleri selamliyor . Birbirlerine cicekler verip, dans ediyorlar .. Kisacasi kucuk bir sow yapiyorlar. Arzuya gore aile buyukleri de yanlarina geliyor, burada tokalasma ve opusme fasli yasaniyor. </strong></p>
<p><strong> Sonra ust katin koridorundan, merdivene dogru son derece agir adimlar ile ilerlerliyorlar. Gelinligin kuyrugunu tutan nedimeler esliginde alt salondaki sahneye dogru adim atiyorlar..</strong></p>
<p><strong>  Sahneye ulasinca yine bir opusme ve dans fasli eslik ediyor. Turkiye&#8217;de olsa bunca kadinin icine damadi sokmak imkansizdir diye dusunmemek mumkun degil . </strong></p>
<p><strong> Gozlemledigim uc dugunde de gelinlerin alabildigine rahat oluslari dikkatimi cekti. Gelin oynamaz, gelin gulmez, gelin kiritmaz sozcuklerinin de sadece biz Turklere ozel oldugunu dusundum <img src='http://nazende.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </strong></p>
<p><strong> Merasim sonucunda saat sabahin besinde gelin ve damat salondan cikiyor, geneli acik bufe olan yemek, ikram merasimi basliyor.  </strong></p>
<p><strong> Ilk katildigim dugun burada imparatorice salonu diye tasvir edilen oldukca luks bir salonda olmustu, tum yiyecekler  yaklasik 100 cesit vardi sanirim, ikincisi daha da mutevazi, ucuncusu daha da mutevazi idi. Ikramda buraya has yemekler, elbette etli buhara pilavi, cesit cesit pilavlar , etli yemekler,  mezeler, icecekler ve envai cesit tatlilar..</strong></p>
<p><strong> Sabahin besinde eve donus vakti geliyor , ne yazik ki sabah olunca tum bu egzotik buyu bozulacak ve  ben pamuk prenseslikten kul kedisi &#8211; lige coktaan donmus olacagim .. <img src='http://nazende.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p><strong> Kalin saglicakla. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/194.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son ziyaret</title>
		<link>http://nazende.org/genel/son-ziyaret.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/son-ziyaret.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 21:51:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[ 
  Yazilara basliklarini  sonradan atiyorum  hep, yazi bittigi zaman. Isin kotu tarafi bu yaziya nasil baslayacagimi da bilmiyorum, nasil bitirecegimi de.. 
 Onceki yazilarim bir arkadas tarafindan Cidde&#8217;de birkac mail grubunda  paylasilmisti. Bunun uzerine hastamiz Ali Bey&#8217;in durumundan haberdar olan, olmak isteyen  pek cok kisi aradi, sordu. Dertlerini dertlendiklerimizin dertlerini bizimle paylastilar.. 
 Allah Ali Bey&#8217;in yolunu oyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>  <strong>Yazilara basliklarini  sonradan atiyorum  hep, yazi bittigi zaman. Isin kotu tarafi bu yaziya nasil baslayacagimi da bilmiyorum, nasil bitirecegimi de.. </strong></p>
<p><strong> Onceki yazilarim bir arkadas tarafindan Cidde&#8217;de birkac mail grubunda  paylasilmisti. Bunun uzerine hastamiz Ali Bey&#8217;in durumundan haberdar olan, olmak isteyen  pek cok kisi aradi, sordu. Dertlerini dertlendiklerimizin dertlerini bizimle paylastilar.. </strong></p>
<p><strong> Allah Ali Bey&#8217;in yolunu oyle cok acti, oyle kolayliklar cikardi ki karsisina, simdiye kadar olan tedavi islemleri, sigorta, pasaport islemleri, herseyi cok rast gitti. Ama elbette hersey Allah&#8217;in elinde.  Allahim sifa vermeyince olmuyor. Olamiyor.. </strong></p>
<p><strong>  Bugun son kez Ali Bey&#8217;in evine gittik. Hastaneden cikmisti, cikarilmisti. Onceki yazilarimi okuduktan sonra esyalarini bu aileye hayrolarak bagislayan arkadasin vermis oldugu yatakta yatiyordu, hatta bu yatakta gecirecegi son bes gununu yasiyordu..</strong></p>
<p><strong>  Cunku artik kendisi, sagligi icin yapilacak hicbirsey kalmamisti. Doktorlar mesanesindeki urun alindigi ve alinmadigi takdirde degisen hicbirsey olmayacagini soyleyerek ameliyattan vazgecmislerdi. Doktorlarin tavsiyesi, hastanin biran once Turkiye&#8217;ye gitmesiydi. Ama ne var ki Ali Bey Turkiye&#8217;ye gitmeyi hic ama hic istemiyordu. Kendisine bu ogutte bulunanlar ile kavga etme pahasina da olsa istemiyordu. Istemese de, ortada bir hakikat vardi, ALi Beyin tedavisi sonlandirilmisti, calisamayacakti, Cidde&#8217;de kalmasinin da hicbir manasi yoktu.. Gel zaman git zaman gercekleri kendisi de kavramis, Turkiye&#8217;ye gitmeye ikna olmustu..</strong></p>
<p><strong>  Bugun son kez evine gittik.. Ucak biletlerini teslim ettik, iyi yolculuklar diledik.. Bazen cumle kurmak ne kadar da zor oluyor ! Bazen yuregini avuclari icine aliyor insan, yuregini kendi elleriyle sikiyor. Bazen bir cocugun gozlerindeki sevinci gorunce herseyin manasini yitiriyor insan.. Cocuklugun ne buyuk sans oldugu ve ne buyuk  sanssizlik oldugunu dusunuyor..</strong></p>
<p><strong> Yeni esyalari evlerine ne kadar da yakismisti ! O eski esyalar evden cikmis ve guzelim esyalari, sicacik bir yuvasi olmustu Fadime hanimin.. Kimbilir ne kadar da sevinmisti belki o esyalar icin.. </strong></p>
<p><strong> Butun bu sevincleri, saskinliklari geride birakmak icin son bes gun..</strong></p>
<p><strong> Turkiye&#8217;de kimsesi olmadigini soyleyen Ali Bey, bundan sonra ne yapar, o sismis ayagi ile Kayseri&#8217;ye kadar nasil gider.. Ve o iflas etmis bedeni ile ne kadar yasar bilmiyorum.</strong></p>
<p><strong> Tek bildigim, o piril piril cocuklarini, herseye ragmen o mahcup genc bayanin yuzundeki mutebessimligi ve ben giderken arkamdan el sallayan minik yavrunun tatliligini belki bir omur unutamayacak olmam..</strong></p>
<p><strong> Bes gun sonra evlerinin isiklari sonecek.  </strong></p>
<p><strong> Bilinmeyen bir hayata dogru yol alacaklar.. ve bu hayatlarinda kendilerini nelerin bekledigini ise sadece Allah biliyor. Allahim elbette bizlerden cok daha merhametlidir. Onlar icin bir yol tayin ettigi muhakkak. Merhametlilerin en merhametlisine emanet olsunlar, gule gule degil belki, ama hayir ile gitsinler.. Rabbim ellerinden tutsun..</strong></p>
<p><strong> Amin.. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/son-ziyaret.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Umut..</title>
		<link>http://nazende.org/genel/bir-umut.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/bir-umut.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 14:58:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gunce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[ 
  Bana gore Arabistan&#8217;da olmanin en keyif veren yanlarindan biri de her daim yaz mevsimi  olmasidir. Isinma derdi, yerini sogutma derdine birakmistir, ve bu dert isinma derdinden cok daha az kulfetlidir. Her odaya bir klima takmakla hallolur.
 Turkiye&#8217;de oldugum zamanlarda kis aylarini pek sevmezdim. Havanin kapali olusu tum yasam enerjimi alirdi sanki. Disari cikamaz, yagmurda islanmayi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>  <strong>Bana gore Arabistan&#8217;da olmanin en keyif veren yanlarindan biri de her daim yaz mevsimi  olmasidir. Isinma derdi, yerini sogutma derdine birakmistir, ve bu dert isinma derdinden cok daha az kulfetlidir. Her odaya bir klima takmakla hallolur.</strong></p>
<p><strong> Turkiye&#8217;de oldugum zamanlarda kis aylarini pek sevmezdim. Havanin kapali olusu tum yasam enerjimi alirdi sanki. Disari cikamaz, yagmurda islanmayi sevmez, camuru , tozu topragi sevmezdim. Ilkbahar ve yaz benim en sevdigim ay donemleriydi. </strong></p>
<p><strong> Simdi her daim yazi yasiyor olsam da, burada da ara ara hava kapaniyor, once bir ruzgar esmeye basliyor. Hava guzel, esiyor diye camlari aralayacak olanlar, kisa bir sure sonra yanildiklarini anliyorlar. Esen kuvvetli hava coldeki kumlari sehire tasiyip, tum cam ve klima araliklarindan kumu evin icine sokuyor. Siz cole gitmeseniz de col size geliveriyor adeta. Evin icinde olmaniza ragmen, sanki nefes alamiyor, boguluyor gibi oluyorsunuz. Evin icine dolan kumun temizligi  de cabasi..</strong></p>
<p><strong>  Bugun Cidde firtinali, karisik, tozlu, berrak degil.</strong></p>
<p><strong>  Tipki bizim icimiz, yureklerimiz gibi. </strong></p>
<p><strong> Dun oradan buradan biraz fazlaca para temin edip Ali Bey&#8217;i gormeye gittik uc arkadas. Aklimiz Ali Bey&#8217;de kalmisti, vicdanimiz rahatsizdi.</strong></p>
<p><strong> Evine vardigimizda yatiyordu, bizi gorunce dogruldu. Hep birlikte oturduk. Sagligindan sihhatinden sorduk, yanitladi. Cok sukur ki, gorunusu tahlilleri kadar kotu degildi, hatta umdugumdan  daha iyi bulmustum. Bu sevindiriciydi bizim icin. Gorunusu cok kotu olmasa da, iyi olmayan tahlilleri, bize gorunuse aldanmamamiz gerektigi hatirlatiyordu.</strong></p>
<p><strong>   Korkularimizi dile getirdik. Baslangic icin para temin etmek zor degildi. Ama Ali Bey&#8217;in derdi bir degildi ki.  Bir ameliyata baslansa, ustu ustune ameliyat olmak zorundaydi. Ama bizlerin de bu kadar bir meblagi temin etmeye ne gucu, ne de bir guvencesi vardi. Iste bu yuzden Ali Bey&#8217;e guvence de veremiyorduk, arkandayiz, iyi olacaksin, tum ameliyatlarini yaptiracagiz, uzulme ! diyemiyorduk. </strong></p>
<p><strong> Turkiye&#8217;ye gidip ailesinin yaninda ameliyat olmasini onerdigimizde, bize oksuz oldugunu, Turkiye&#8217;de kimi kimsesi olmadigini soyledi. Bu cevap bize dusen sorumlulugu bir kat daha arttirmisti. </strong></p>
<p><strong>Bir ara mutfakta esine getirdigim parayi almasini rica ettim cekingenlikle. Aglamaya basladi. Belli ki ilk defa boyle birinden para aliyordu, aliskin degildi. Birilerinden birseyler almak ne kadar zordu ! </strong></p>
<p><strong> Ali Bey ile gorusmemizi bitirip  evinden ciktik. Sigortasi henuz yapilmamisti. Ama Sark Poliklinigi bashekimin dedigine gore zaten sigortasi bu ameliyatlari karsilamayacakti. Burada sigorta sirketleri anlasmayi bastan yapiyor, sayet sigortalanan kisi kendilerini yuksek mali yukumluluk altina sokacaksa sigorta yapmiyor, yapsa dahi ameliyatlari en az bir sene karsilamiyordu.</strong></p>
<p><strong> Bu durumda guvendigimiz daglara da kar yagmisti. Sigortayi beklemek son derece anlamsizdi.  Ali Bey&#8217;in hayati tehlikesi vardi. Dr Huseyin Bey hastanin evde olduguna zaten son derece sasirmisti. Biran once birseyler yapmak gerekiyordu. Birseyler yapmanin birinci kurali, acil para bulmakti. En azindan Ali Bey&#8217;in  vucudundaki suyu bosaltarak hayati tehlikesini atlatmasina yardimci olacak ilk ameliyat parasini..</strong></p>
<p><strong> Aksam dort arkadas, dordumuzun elinde de telefon, herkes bir yerleri ariyor, Ali Bey&#8217;in bu durumundan esi dostu haberdar ediyorduk. Ama kimine ulasamadik, kimi musait degildi.. Yani nasibi olmayan, nasibi kapali olan kisilere ulasilamiyordu.</strong></p>
<p><strong> Gece eve dondugumde telefon caldi. Bir arkadas, tanidigi birilerinden para bulmustu, parayi almaya gidiyordu. Tum bunlari anlatmaya basladiginda agladigini farkettim. Bir an, Ali Bey&#8217;e birseymi oldu yoksa, diye dusundum. Sonrasinda bunun sevinc gozyaslari oldugunu anladim. Gecenin onbirinde nasipli kisi, cennetten bir kosk aliyordu adeta. Gecenin bu saatinde hepimizi aglatmisti, agliyorduk cunku bu haber  bunca umitsizlikten sonra bir ilac gibi surulmustu kalplerimize. </strong></p>
<p><strong>  Ya Nasip ! diye cikilan yolda, iki nasipli vardi. Biri Ali Bey&#8217;di. Bir hafta once herseyden habersiz agrilari ile isine gidip gelen uc cocuklu bir baba iken, bir hafta sonrasinda tum dunyasi degismis, yoksullugun ve gurbetin inanilmaz acisi bir bicak gibi batmisti kalbine. Ama elbette gecenin kor karanliginda karincalari bile goren ve riziklandiran Rabbim Ali Bey&#8217;i hic unuturmuydu.. Insallah ona iyilesmeyi nasib edecekti. Bir diger nasipli ise, parayi veren kisi idi. &#8220;Sizden kim Allah&#8217;a borc vermek ister &#8221; sozunun muhatabi olma serefini elde etmis, Allaha guzel bir borc vermis, bu erdemli hareketi ile hepimizi duygulandirmisti.</strong></p>
<p><strong>  Alemlerin Rabbi olan Allah, sadece insanlarin rabbi degildi ki.. Calisip kazancini temin etmek sirf insanlara mahsus.. Halbuki Allahin calismadan da, oturdugu yerden riziklandirdigi ne canlilari var.. O oyle bir Rab ki, onun mukemmelligini anlamak icin, yeryuzunu incelemek bile yeter insana..</strong></p>
<p><strong> Bugun, Ali Bey hastaneye yatirildi. Ilk islem olarak vucudundaki fazlalik su temizlendi. Sonrasinda mesanedeki ur alinip, patolojiye gonderilecek. Ve ardindan bobrek ameliyati..</strong></p>
<p><strong> Bekliyoruz. Tipki evindeki esi ve uc guzel yavrusu gibi, biz de bekliyoruz.</strong></p>
<p><strong> Rabbim acil sifalar versin kendisine. Cocuklarina bagislasin, Amin.. </strong></p>
<p><strong>  </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/bir-umut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Of Ki Ne Of !!</title>
		<link>http://nazende.org/genel/180.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/180.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 17:10:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gunce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=180</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Bana bende demen ! Bende degilem&#8230;  
 Bir onceki yazimda bahsi gecen aile icin biran once  harekete gecip, Saturk Kadinlar Kolu olarak birseyler yapmak istedik. Bunun uzerine  Cidde&#8217;de bulunan, egitimini Turkiye&#8217;de tamamlamis, fakat aslen Arap olan doktorlarin acmis olduklari Sark Poliklinigi ile fiyatta yari yariya anlasip, bahsi gecen hasta beyefendiyi bu poliklinige yonlendirdik. 
 Ama malesef ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong> Bana bende demen ! Bende degilem&#8230; <img src='http://nazende.org/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p><strong> Bir onceki yazimda bahsi gecen aile icin biran once  harekete gecip, Saturk Kadinlar Kolu olarak birseyler yapmak istedik. Bunun uzerine  Cidde&#8217;de bulunan, egitimini Turkiye&#8217;de tamamlamis, fakat aslen Arap olan doktorlarin acmis olduklari Sark Poliklinigi ile fiyatta yari yariya anlasip, bahsi gecen hasta beyefendiyi bu poliklinige yonlendirdik. </strong></p>
<p><strong> Ama malesef ki rahatsiz olan Ali Bey&#8217;in durumu hic ic acici degil. Tetkikler ve tahliller sonucunda hasta Ali Bey&#8217;in mesanesinde idrar yollarini tikayan bir ur saptanmis. Adam buyuk olasilikla kansermis. Daha da fenasi, Ali Bey&#8217;in bobrekleri de calismiyormus. Vucudunda biriken siviyi istifra ederek vucudundan atiyormus. Doktorun verdigi bilgiye gore, hasta cok vahim durumda, hayati tehlikesi var.</strong></p>
<p><strong>  Sark Polikliniginin bas hekimi Huseyin Bey; hastanin hemen ciddi buyuk bir hastaneye sevk edilmesini soyledi. Bunun uzerine hasta Ali Bey, buyuk Zahra hastanesine gitti. Gitti gitmesine ama adamcagizi sigortasi olmadigi icin hastaneye almamislar.</strong></p>
<p><strong> Ali Bey&#8217;in cok acil olarak bobreklerinin delinmesi, ve vucut sivisinin disari atilmasi gerekiyormus. Sonrasinda bobreklerin normal hale getirilmesi, sonra da mesanesindeki urun alinmasi. Ve ardindan kanser tedavisi. </strong></p>
<p><strong> Sirf bu operasyonlar icin  30 bin Sar (12 milyar ) gerekmekte. </strong></p>
<p><strong> Burada isci olarak ikamet edenlerin sigortasinin  yapilmasi zorunlu. Ve bu iscilerin sigortasini ona kefil oup Arabistana gelmesine vesile olan kisi yapmak zorunda. Tum bunlardan sonra hasta Ali Bey&#8217;in kefiline ulasip gerekli sigortayi yaptirmasini istedik, ama araya burada haftasonu olan cuma gunu girdi. </strong></p>
<p><strong> Ali Bey ise, onca hayati tehlikesine ragmen evine donmek zorunda kaldi. Yarin kefili sigortasinin cikmasi icin elinden geleni yapacakmis. Insallah hersey icin cok gec olmaz.</strong></p>
<p><strong> O kadar uzgunum ki  adamcagizin hastalik haberlerini aldigimdan beri, bir turlu karisi, cocuklari aklimdan cikmiyor. Gurbette olmak zor elbet, ama gurbette fakir olmak, gurbette sahipsiz olmak, gurbette hasta olmak  cok daha zor ! </strong></p>
<p><strong> Artik Ali Bey&#8217;in evini, esyalarini hic onemsemiyorum. Insan hasta olduktan sonra, iyi ya da kotu bir evde oturmasinin, gelecek ile ilgili hayaller kurmasinin da hic bir anlami yok. Doktora vericek parasi olmadigi icin, hem de evinin nafakasindan kesmemek icin hayati tehlikeye giren insanlar yasadigini bu sehirde, teessurle biliyorum artik.</strong></p>
<p><strong> Nicin daha once haberimiz olmadi bu hanimdan, esinden diye cok hayiflaniyorum. Ama bunun yani sira, biliyorum ki, bizi o hasta ziyaretine yollayan ve tum bu olaylari corap sokugu gibi bizlere yasatan Rabb&#8217;im, bizleri vesile kilip o beyefendiyi 3 cocuguna bagislayacak.</strong></p>
<p><strong> Tamamiyle rastlanti dedigimiz bir hasta ziyaretinde, bir adamin sifasi biz 3 kisinin insiyatifinde gozukse de o an icin, bizleri oraya yonlendiren muhtesem bir kudret var.</strong></p>
<p><strong> Ey kudreti bol Rabbim, ne olur Ali Bey&#8217;e acil sifalar ver. Onu karisina ve 3 aslan yavrusuna bagisla, onlarin yuzlerini guldur, ne olur Allahim&#8230; !</strong></p>
<p><strong> Lutfen bu yaziyi okuyanlar da Ali Bey&#8217;den dualarini esirgemesinler</strong>..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/180.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eksiklik..</title>
		<link>http://nazende.org/genel/169.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/169.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 19:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gunce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[ 
   Son zamanlarda sikca kullandigim bir cumle vardi. Biraz hirs ile, biraz da eglence olsun diye, icerigi dusunulmeden sorumsuzca kullandigim cumle ; 
 &#8221;Benim neyim eksik ! &#8220;
Iste bugun, bu aksam bu cumleyi ayaklarimin altina aliyorum. 
Tum bunlari bana dusunduren hanim ile bu aksam tanistim. Hem de hic hesapta yokken, bir hasta ziyaretinde.  Komsusu onu yanimiza cagirmis, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p><strong>   Son zamanlarda sikca kullandigim bir cumle vardi. Biraz hirs ile, biraz da eglence olsun diye, icerigi dusunulmeden sorumsuzca kullandigim cumle ; </strong></p>
<p><strong> &#8221;Benim neyim eksik ! &#8220;</strong></p>
<p><strong>Iste bugun, bu aksam bu cumleyi ayaklarimin altina aliyorum. </strong></p>
<p><strong>Tum bunlari bana dusunduren hanim ile bu aksam tanistim. Hem de hic hesapta yokken, bir hasta ziyaretinde.  Komsusu onu yanimiza cagirmis, hanim da cikagelmisti. Gencti, guzel denilebilinecek yapidaydi. Her zaman ozendigim, olmak istedigim kadar zayifti. Hayir, ben de kilolu degildim ama her zaman kendime bir dert arayip bulmuslugum var iken, bir de bu arzulara cop  gibi, incecik olmayi da eklemistim.. Eee, ne diyordum son zamanlarda, arzular selale. Arzulari olmali ki insanin, yasama sevinci olsun, degilmi.. Ne kadar da utanc verici bir cumle !</strong></p>
<p><strong> Bahsi gecen genc ve guzel hanim, kucaginda tosun gibi oglu ve yanindaki kucuk kizi ile biraz mahcup, biraz da cekingendi. Kaportaci olan, is buldugu gunlerde calisan, is bulamadigi zamanlari ise evde geciren bir esi vardi. Ustelik karnina rutin olarak agri, sanci giren esi, hastaliginin bile ne oldugunu bilmedigi halde, doktora gitmiyordu. Doktora gidecek parayi bulamiyor, gittigi gun calisamayacagi ve evini gecindiremeyecegi icin de surekli ihmal ediyordu tedavi olmayi. Hanimin da ayaginda kapanmak bilmeyen yaralari vardi. Kendisi de tedavi olamiyordu. </strong></p>
<p><strong> Tum bunlari anlatirken yer yer utandi, gozlerini kacirdi. Mutebessim olmaya gayret gosterdi. Kendisi ve esi icin doktor ayarlayabilecegimizi soyledik, kesin birsey soyleyemiyor, vaadedemiyorduk, cunku bizim de ucretsiz muayene ettirme imkani bulacagimiz kesin degildi.</strong></p>
<p><strong> Komsusundan cikip kendisine gecicegimizi soyleyince bize farkettirmek istemese de biraz panikledi. On dakika sonra bizi evine buyur etti.</strong></p>
<p><strong> Evine gidip salonuna oturunca, iste o an hoykure hoykure aglamak istedim. Evini anlatmak istemiyorum, cunku nasil anlatacagimi bilmiyorum. Sadece o tosun gibi kirmizi yanakli ve sevimli oglanin o kokmus haliflekslerde nasil emekledigini ve nasil herseyden habersiz, mutlu oldugunu soylesem yeterli olur sanirim.</strong></p>
<p><strong> Bes sene once Arabistana gelen, bes senedir hic ulkesine, yasadigi sehir Kayseri&#8217;ye gitmeyen bu mahcup hanim, hayal degildi. Iste orada oturuyordu. Benim kadar kadin, benim kadar anne, benim kadar insandi. Ve benden hicbir seyi eksik degildi. Gencecikti, guzeldi. Herseye ragmen yine de mutebessimdi. Yuzumdeki buruklugu belli etmemeye calissam da, bu genc kardesimden, yasadigi sartlardan etkilenmemek ne mumkundu..</strong></p>
<p><strong> Hayata, dunyaya dair ettigim dirdirlari dusundum. Salondaki henuz eskimemis ama mobilyalarima rengi uymadigi icin degistirmek istedigim haliyi dusundum sonra. Ve cok istedigim cep telefonunu, ne kadar uzun bir sure istedikten sonra elde ettigimi dusundum.. Ve uzun suredir istedigim seyin aslinda ne kadar basit birsey oldugunu..  Ve inanin bana,  cep telefonum o hanimin yaninda caldiginda onu cikarmaya utandim. Onlar bu durumdayken, boyle bir telefonum oldugu icin vicdanim sizladi..</strong></p>
<p><strong> Benim, bizim o hanimdan neyimiz eksik biliyormusunuz..</strong></p>
<p><strong> Sukrumuz eksik. Elimizde olan nimetleri bir kenara birakalim, vucudumuz, sagligimiz sihhatimiz icin bile sukrumuzu malesef eda edememisiz. Amacimiz eksik. Bir elimiz yagda, bir elimiz balda yasarken, yiyecek ekmek bile bulamayan kardeslerimizin sikintilarina ilac olmayi hedeflememisiz. Bir tutam vicdanimiz var, acilari gorunce az biraz sizliyor. O vicdani da icimizden sen eksik etme Ya Rab !</strong></p>
<p><strong> Halbuki Allahin uzerimizdeki nimetlerini saymakla bitiremeyiz, hepimiz bunu biliyoruz.</strong></p>
<p><strong> Bol sukurlu bir hayat diliyorum basta kendime, ve sizlere.. </strong><strong>Tipki seneler once izledigim ve unutamadigim kanserli minik yavrunun dedigi gibi, Mutluluk, agrisiz ve sancisiz nefes alip verebilmektir aslinda.. </strong></p>
<p><strong> Sukredenlere, hakki ve sabri tavsiye edenlere selam olsun .. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/169.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Omur dedigin bir kusluk vakti</title>
		<link>http://nazende.org/genel/omur-dedigin-bir-kusluk-vakti.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/omur-dedigin-bir-kusluk-vakti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 14:57:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gunce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Giden olmak mi, yoksa kalan olmak mi zor ? dedim anneme.. 
Bilmem, hic dusunmedim, ikisi de zor sanirim . dedi.
Bence giden olmak zor, dedim. Kalan kendi duzenini korur, ama giden icin yasadigi hersey degisecektir.
Bugun tum bu soylediklerimi yalanliyorum. Hem giden olmak, hem de kalan olmak cok zor. 
Tam bir ay once Cidde&#8217;deki evime tesrif eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em> </em></p>
<p><strong> Giden olmak mi, yoksa kalan olmak mi zor ? dedim anneme.. </strong></p>
<p><strong>Bilmem, hic dusunmedim, ikisi de zor sanirim . dedi.</strong></p>
<p><strong>Bence giden olmak zor, dedim. Kalan kendi duzenini korur, ama giden icin yasadigi hersey degisecektir.</strong></p>
<p><strong>Bugun tum bu soylediklerimi yalanliyorum. Hem giden olmak, hem de kalan olmak cok zor. </strong></p>
<p><strong>Tam bir ay once Cidde&#8217;deki evime tesrif eden anne ve babacigimi dun aksam tekrar Turkiye&#8217;ye yolcu ettim. Gelicekler olmalari beni sevindiriyor ve heyecanlandiriyordu. Annecigim gectigimiz sene kardesimle birlikte gelmisti, fakat babam ilk defa gelicekti.</strong></p>
<p><strong>Bir ay once onlari karsilamaya, almaya Medineye gidisimiz daha dun gibi. Gunler gunleri nasil kovaladi bilinmez, sevgili annecigim ve babacigim bir aylarini doldurup gittiler bile.</strong></p>
<p><strong>Simdi evin her yerinde onlari  animsiyorum. Banyoda dis fircasi annemin, kapinin arkasinda asili babamin gomlegi unutulmus . Annecigimin son yikadigi bulasiklari yerlerine yerlestiriyorum. Seneye giyeriz diye biraktiklari bir kac parca kiyafetten daha degerlisi yok simdi bana. Halbuki  koyacak yer yok diye binbir naz niyaz ile kabul etmistim o esyalari.  Battaniye ise hala babam kokuyor.</strong></p>
<p><strong>Ruya gibi gecti bir ay. Dun bavullari yukleyip havaalaninin yolunu tutmusken, bir ayin cok guzel gectigini, ama buna ragmen yetmedigini, gezemedigimiz yerleri dusundukce hayiflandim. Yapamadik, gidemedik , edemedik derken, insan omrunun de bu sekilde pismanliklarla dolu olacagini, yapamadiklari icin hayiflanip duracagini dusundum.</strong></p>
<p><strong> Simdi annecigimin getirdigi bergamotlu caydan icmek istesem de, cayin tek basina icildigi zaman hicbir tadi olmadigini, hele ki insanin ailesiyle ictigi bir bardak cayin dunyalara bedel oldugunu kim inkar edebilir.</strong></p>
<p><strong> Guzel gunler cabuk geciyor, omur bir kusluk vakti kadar. Dilerim Rabbim saglik sihhatten ayirmasin sevgili ailemi ve seneye tekrar gelebilsinler.. Aminn. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/omur-dedigin-bir-kusluk-vakti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turk Tanitim Kermesi</title>
		<link>http://nazende.org/genel/154.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/154.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 16:53:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[
 
 Turk Kulturu tanitim sergisi , Cidde Turk konsoloslugu bunyesinde 24 Subat tarihinde gerceklesti. Daha once bu ozel gun icin konsoloslugun benimle irtibata gecip Tezhip tablolarimi istediklerini belirtimistim. 
 Benim de bu ozel gune nacizane 5 tablo ile katilimim oldu. Yanimda bir muzehhibe hanim ile birlikte  masamiza oturduk. Muzehhibe ablam, workshop, canli tezhip yapti o gun. 
 Sergimize olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="l" src="http://farm5.static.flickr.com/4003/4405958817_8c78877f4b.jpg" alt="" width="362" height="500" /></p>
<p> </p>
<p> <strong>Turk Kulturu tanitim sergisi , Cidde Turk konsoloslugu bunyesinde 24 Subat tarihinde gerceklesti. Daha once bu ozel gun icin konsoloslugun benimle irtibata gecip Tezhip tablolarimi istediklerini belirtimistim. </strong></p>
<p><strong> Benim de bu ozel gune nacizane 5 tablo ile katilimim oldu. Yanimda bir muzehhibe hanim ile birlikte  masamiza oturduk. Muzehhibe ablam, workshop, canli tezhip yapti o gun. </strong></p>
<p><strong> Sergimize olan ilgi cok yogundu. Turkunden Arabina, Ingiliz, Amerikali, Fransiz pek cok kisi yanimiza gelip nasil yapildigini izlediler. Cogunun sordugu sorulara yarim Arapcamiz ve Ingilizcemiz ile cevap verdik.</strong></p>
<p><strong><img title="Tezhip" src="http://farm3.static.flickr.com/2740/4405952355_39d5a2a60f.jpg" alt="" width="500" height="355" /></strong></p>
<p><strong> Onca amatorlugumuze ragmen, bizden ders almak isteyenler, siparis verenler, kendi sergilerine davet edenler, kartvizit isteyenler, web sayfamiz olup olmadigini soranlarin sayisi hayli fazla idi. </strong></p>
<p><strong>  Bes eserden ikisini Suudi bir bayan satin aldi.  Cok sayida siparsiler verildi. Turk Tezhip sanatina olan ilgi, bizi de orada olus amacimiza ulastirmisti. Gecenin sonunda sergiden cok yorgun, bir o kadar da mutlu ayrildik.. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/154.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ucurtma Avcisi</title>
		<link>http://nazende.org/genel/151.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/151.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 14:54:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/genel/151.html</guid>
		<description><![CDATA[
Uçurtma Avcısı
 Gurbette olmanin zorluklarindan biri de, begendiginiz, okumak istediginiz kitaplari, izlemek istediginiz filmleri izleyememeniz, okuyamamanizdir. Ama bu hafta bitirdigim bir kitap bana kendimi sansli hissettirdi, &#8221; gurbete ragmen, iyi ki buldum bu kitabi&#8221; diye dusundurdu. Arkadasimin tavsiye ettigi ama henuz okumadigi bir kitapti soz konusu olan.  &#8221; Ucurtma Avcisi &#8220;
 Yazari Khaled Husseini, Afganistanli. Kitap oyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100%" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashvars" value="video=208996&amp;movieid=2944&amp;moviename=Ucurtma+Avcisi&amp;movieurl=http://www.sinemalar.com/film/2944/Ucurtma-Avcisi/&amp;previewthumb=http://img.sinemalar.com/images/ss_buyuk/2944/Ucurtma-Avcisi_0.jpg" /><param name="src" value="http://widget.sinemalar.com/images/player-embed-1241428416.swf" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="100%" height="400" src="http://widget.sinemalar.com/images/player-embed-1241428416.swf" flashvars="video=208996&amp;movieid=2944&amp;moviename=Ucurtma+Avcisi&amp;movieurl=http://www.sinemalar.com/film/2944/Ucurtma-Avcisi/&amp;previewthumb=http://img.sinemalar.com/images/ss_buyuk/2944/Ucurtma-Avcisi_0.jpg" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="width: 100%; text-align: center;"><a style="font-size:11px;color:#000000" title="Uçurtma Avcısı" href="http://www.sinemalar.com/film/2944/Ucurtma-Avcisi/" target="_blank">Uçurtma Avcısı</a></p>
<p> <strong>Gurbette olmanin zorluklarindan biri de, begendiginiz, okumak istediginiz kitaplari, izlemek istediginiz filmleri izleyememeniz, okuyamamanizdir. Ama bu hafta bitirdigim bir kitap bana kendimi sansli hissettirdi, &#8221; gurbete ragmen, iyi ki buldum bu kitabi&#8221; diye dusundurdu. Arkadasimin tavsiye ettigi ama henuz okumadigi bir kitapti soz konusu olan.  &#8221; Ucurtma Avcisi &#8220;</strong></p>
<p><strong> Yazari Khaled Husseini, Afganistanli. Kitap oyle akici bir uslup ile yazilmis ki, anlatilan olaylar beyninizin icinde bir yerlerde sekil buluyor. Okumuyor, adeta yasiyorsunuz kitabi. Iste ben de bu kitabi yasadim adeta. Afganistan&#8217;a gittim, tekrar cocuk oldum, bir suru cocukluk hatiralarim, ve bir arkadasim oldu.  Hasan adinda. </strong></p>
<p><strong> Afganistan&#8217;da  Sovyetler Birligi&#8217;nin isgalinden hemen once cocukluk yillarini geciren Amir&#8217;in hikayesi. Toplumun icinde damgalanmis &#8220;oteki&#8221; insanlarin hikayesi. Isgalden kacan Amir ile babasi, Amerika&#8217;ya siginir, ardinda bir suru hatira birakarak.. Ama Afganistan eski Afganistan degildir artik, Ruslar gitmis, Taliban gelmistir. Ve gelen, gideni aratmistir..</strong></p>
<p><strong> Yer yer Amerikan propanagandasi koksa da kitap, ben cok begendim. Onumuzdeki gunlerde Turkiye&#8217;den cd si geldiginde filmini de izlemeyi umut ediyor, ve filmdeki karakterlerin hayalimdeki karakterler ile benzesip benzesmedigini gormek istiyorum..</strong></p>
<p><strong>  Ve kitabin icinde akmak isteyenlere tavsiye ediyorum bu kitabi..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/151.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medine&#8217;de Bir Gun..</title>
		<link>http://nazende.org/genel/140.html</link>
		<comments>http://nazende.org/genel/140.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 08:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gunce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Vucud Ikliminin Sultani Sensin..
 Efendim., Derdimin Dermani Sensin..
Bu cism-i Natuvanin Can&#8217;i Sensin..
Efendim, Derdimin Dermani Sensin..
 
 Dilimizde Haci Arif Bey&#8217;in Peygamber Efendimiz S.A.V icin yazdigi  bu guzel tini ile yollara dustuk.  Medine yollarindayiz. En son Ramazan Bayraminda ziyaret ettigimiz, her zaman aklimizin bir kosesinde duran, en guzel kosesinde duran sehir Medine.. Bu topraklarda yasadigimiz icin kendimizi ne kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong> Vucud Ikliminin Sultani Sensin..</strong></p>
<p><strong> Efendim., Derdimin Dermani Sensin..</strong></p>
<p><strong>Bu cism-i Natuvanin Can&#8217;i Sensin..</strong></p>
<p><strong>Efendim, Derdimin Dermani Sensin..</strong></p>
<p> </p>
<p><strong> Dilimizde Haci Arif Bey&#8217;in Peygamber Efendimiz S.A.V icin yazdigi  bu guzel tini ile yollara dustuk.  Medine yollarindayiz. En son Ramazan Bayraminda ziyaret ettigimiz, her zaman aklimizin bir kosesinde duran, en guzel kosesinde duran sehir Medine.. Bu topraklarda yasadigimiz icin kendimizi ne kadar sansli hissediyorsak, bu topraklarda yasayip da daha sik Medine yollarina dusmedigimiz, bu sefkat dolu, bu anac , bu havasi mis gibi huzur kokan topraklari daha siklikla ziyaret etmedigimiz icin de bir o kadar bedbaht sayiyoruz kendimizi..</strong></p>
<p><img class="alignnone" title="m" src="http://farm5.static.flickr.com/4013/4221071665_ab39bea441.jpg" alt="" width="371" height="500" /></p>
<p><strong> Her yola cikisimizda icimizde ayni heyecan beliriyor. Rota Medine olunca dilimizde surekli O&#8217;na salat ve selam, kalbimizde adeta titreyen bir heyecan, yapamadiklarimiz icin bir pismanlik, ama yine de herseye ragmen O&#8217;na ummet olmanin verdigi bir umit.. Umit etmek bizim icin. Biz ki; tum ummetlerden sansliyiz. Biz ki; tum bu kalp katiligimiza ragmen O&#8217;nun sefaatini umuyor, sefaatinin Ummetinden buyuk gunahlar isleyenlere olacagini umuyor, daha da umit var oluyoruz.. </strong></p>
<p><strong> Yolculugumuz 3/5 saat suruyor. Cidde- Medine yollari alabildigince corak topraklar, col.. Kirac vadiler.. Deve suruleri.. Bunca zengin Suudi yonetimine ragmen yollarda ne dogru duzgun bir dinlenme tesisi var, ne de abdest alinabilecek gercekten temiz bir yer. </strong></p>
<p><strong> Yolun yarisinda Ikindi namazi icin durakliyoruz. Bakimsizliga terkedilmis bir  virane mescidde, seferi namazlarimizi kiliyoruz. Henuz yolu yarilamamis olmamiza ragmen, havanin inanilmaz derecede Cidde&#8217;den soguk oldugunu hissediyoruz. Soguk iliklerimize islemis olmasina ragmen, bize Turkiye kisini hatirlattigi ve  buralarda nadir usuyebildigimiz icin sikayetci olmuyoruz. </strong></p>
<p><strong> Namazlarimizi kilip yola devam ediyoruz, aksam namazi vakti Medine&#8217;ye , Mescid&#8217;i Nebevi&#8217;ye yetisiyoruz.. </strong></p>
<p><strong> Medine en tenha zamanlarini yasiyor. Henuz Umre&#8217;cileri bagrina basmamis, ya da belki henuz bir ulkeye kapilarini acmis Medine. En tenha zamanlarini yasamasina ragmen yine de kalabalik. Hava inanilmaz derecede guzel.. Aksam namazimizi Mescid&#8217;i Nebevi&#8217;nin bahcesinde kiliyoruz.. </strong></p>
<p><strong>Gunlerden persembe oldugu icin, cogu Musluman kardesler oruclu. O&#8217;nun (s.a.v) yaptigi gibi.. Ezan ile kamet arasi cogu mu&#8217;min yere sofrasini sermis. Menu her zamanki gibi. Yogurt, Arap kahvesi, hurma ve bir parca ekmek..  </strong></p>
<p><img class="alignnone" title="Medine" src="http://farm3.static.flickr.com/2541/4051527803_d9d29ceea7.jpg" alt="" width="500" height="413" /></p>
<p><strong> Yatsi namazini beklemek icin Harem&#8217;den cikmiyoruz. Aksam namazi sonrasi abdestlerimizi tazeleyip. bu sefer Harem&#8217;in icine girebilmek icin ayaklaniyoruz. </strong></p>
<p><strong> Namazi kildiran ses, o her zamanki asina oldugum, bundan seneler once, henuz Arabistan yollari bize gozukmemisken de surekli dinledigim ses. Abdurrahman El-Huzeyfi. Ama bu sefer ses biraz daha yaslanmis. Yine de bunca tanidik ve muthis bir sesin hazzina, Mescid&#8217;i Nebevi&#8217;de Peygamberimizin yaninda kildigimiz namazin hazzi eklenince ruhlarimiz cus&#8217;a geliyor.. </strong></p>
<p><strong> Gerek Kabe&#8217;de gerekse Medine&#8217;de namaza duruldugu vakit ortak ozelliklerden biri cereyan eder, imamin sesine olanca gucleriyle aglayan cocuklarin sesleri eslik eder. Bazen o kucucuk, hatta neredeyse yeni dogmus olmasina ragmen cocuklarini Mescide getiren hanimlari hayretle izlerim. Bebeklerini yanlarina yatirip namaza dururlar. Betonmus, sogukmus, klima carparmis, bebek hasta olurmus gibi bir endise tasimazlar. Cogunun cok sayida cocugu olsa dahi, bebekler haricindeki yasca biraz buyuk cocuklarinin uslu durmalari, sessizce annelerini beklemelerine sasiririm hep. Bizler Turk olarak cocuklarimizin uzerine o kadar titriyoruzdur ki, onlari camiye bile goturmeyiz cogu zaman. Hele ki birimiz bebegini boyle yere yatirsa kazara, kac anac Turk annenin o kisiyi uyaracagini tahayyul bile edemiyorum.</strong></p>
<p><strong> Yatsi namazindan sonra Peygamberimizin Kabr&#8217;i Serifi&#8217;nin ziyarete acilacagini ogrenip heyecanlaniyoruz. Beklesen o kalabaligin arasina biz de katiliyoruz. Yanimdaki arap hanima ziyaretin ne zaman acilacagini soruyorum. Tis&#8217;a illa rubug.. Diyor. Illa rubug&#8217;un ceyrek gece mi, yoksa ceyrek  kalami oldugunu dusuyorum. Tam da o sirada bana Turk olup olmadigimi soruyor. Turk oldugumu ogrenince de neresinden oldugumu soruyor. </strong></p>
<p><strong> Nereli oldugumu burada soranlara bazen Istanbullu oldugumu soyluyorum. Yalova&#8217;yi tanimayacaklarini dusuyorum. Ama bu bayana Yalova&#8217;li oldugumu soyluyorum. Gozleri parliyor. Bilmem kac sene once Yalova&#8217;ya geldigini, cok begendigini, Gokcedere&#8217;yi, Termal&#8217;i bildigini soyluyor. Yanindaki annesini tanistiriyor. Annesi Turkiye&#8217;yi oyle cok seviyormus ki, oraya ikinci memleketim diyormus. Ben de Yalova&#8217;yi bilen bir Suudi Bayan ile tanistigim icin memnun oluyorum. &#8220;Forsa Saida&#8221; diyorum. Bayan beni daha da soru yagmuruna tutuyor. Ziyaret saatinin baslamasi uzerine hanim ile vedalasma firsati bile bulamadan kendimizi kosa kosa O&#8217;na giden kalabaligin icinde kosar buluyoruz. </strong></p>
<p><strong> Bunca tenhaliga ragmen yine de izdiham.. Allah allah nidalari ile insanlar Peygamber&#8217; (s.a.v) in yanina kosmakta. Annesinin kucaginda tebessumle uyuyan bebekleri goruyorum. Yanimdaki kucuk kizimi cekelerken bir yandan da birlikte Salat&#8217;u Selam getiriyoruz.</strong></p>
<p><img title="m" src="http://farm3.static.flickr.com/2586/4099916257_21f1088c8c.jpg" alt="" width="384" height="500" /></p>
<p><strong> Nihayetinde kabrinin yanina kadar sokuluyorum. Ilk varanlardan olmamin verdigi rahatlik ile bos yer buluyor, hemen iki rek&#8217;at namaz kiliyorum.. Namazdan sonra ellerimi acip dua ediyorum. Allah&#8217;tan O&#8217;nun hurmetine dileniyorum. O&#8217;na layik ummet olabilmeyi istiyorum. Cennette de O&#8217;nunla olabilmeyi. Gozlerimden yaslar bosaniyor. Beni aglarken goren kucuk kizim nicin agladigimi soruyor. Peygamberimizin yaninda oldugum icin duygulandigimi soyluyorum. Sonra o da gozyaslarini siliyor. Peygamberimizin bizi gorebildigini, selamimizi alabildigini soyluyorum. Selamlar yolluyoruz, binler selamlar yolluyoruz. Tipki o izdihamda ayni ben gibi gozyaslariyla selamlar yollayan yuzlerce insan gibi.. </strong></p>
<p><strong> Ayrilik vakti geldiginde ayaklarimiz geri suruyor, bunca gitmek, ayrilmak istemememize ragmen ayriliyoruz, yuregimiz ezik, yuregimiz iki buklum.. Girerken nasil kosar adimlar ile girdiysek yanina, ayrilirken de bir o kadar yavas adimlarimiz. Gitmek istemiyor, kalmak istiyor, hep kalmak istiyor. Hep O&#8217;nunla kalmak istiyor. Ama nafile. </strong></p>
<p><strong> Harem&#8217;in cikis kapisina giderken kucuk kizim yine gelicegimizi, Peygamberimiz bizi unutsa bile bizim kendimizi hatirlaticagimizi soyluyor. Biraz mutebessim, biraz buruk, harem&#8217;den cikiyoruz. Neyse ki otelimiz hemen Harem&#8217;in dibinde. Bir gece dahi olsa biz buradayiz, onun yanindayiz. </strong></p>
<p><strong>Ertesi gun Cuma namazi icin yine Harem&#8217;deyiz. Hayatimin ilk Cuma namazini kiliyorum. Bayanlar Cuma namazi kilar mi ? Elbette kilar. Cuma hutbesinden sonra hepbirlikte Cuma namazimizi eda ediyoruz. Ve Salatlar.. Ve Selam&#8217;lar.. </strong></p>
<p><strong> Cuma&#8217;dan sonra otele cikiyoruz. Malesef ki , donus zamani geliyor, namazdan sonra bir Turk lokantasinda duraklayip, oradan da arabadan inmeden Uhut Sehitlerini selamlayip Cidde yollarina dusuyoruz.</strong></p>
<p><strong> Medine&#8217;den ayrilmak cok zor. Ayrilirken yasadigim duygularin tarifi mumkun degil. Bu kadar yakin mesafedeyken ben bu duygulari yasiyorsam ayrilirken, buraya gelen milyonlarca insanin ayrilislarini, yogun duygularini tahmin edemiyorum. Kalbim ezik, sanki yillardir himayesinde buyudugum bir akrabamdan ayriliyorum. Sanki bana Islam&#8217;i anlatan, sonra usanmadan tekrar anlatan bir aile buyugum. O kadar yakinlik kesbetmisiz ki, tum milyarlarca insanin ayni yakinligi duydugu Peygamberimiz ile, tum gormemisligimize ragmen derunumuza islemis. Cok sukur. </strong></p>
<p><strong> Tum bu huzne ragmen, yine de Peygamberimiz&#8217;e 3/5 saatlik yakin bir mesafede oldugum icin Allah&#8217;a sonsuz sukrediyorum.  </strong></p>
<p><strong> O&#8217;na, Al Ve Ashabi&#8217;na binlerce kez Salat&#8217;u Selam olsun..</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Rabbim O&#8217;nu biz gunahkarlara sefaatci kilsin..  </strong></p>
<p><strong> Amin..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/genel/140.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyusam..</title>
		<link>http://nazende.org/siirlerim/uyusam.html</link>
		<comments>http://nazende.org/siirlerim/uyusam.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 18:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NaZeNDe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nazende.org/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Gittikce agirlasan basimi koysam
Kus tuyunden bir yastigin ortasina..
Misil misil, saatlerce uyusam !
Kendimi birakip peri kizina..
Kiyamete kadar sessiz ve derin,
Horul horul, misil misil uyusam
Ne korku, ne keder, ne huzun duysam
Sadece ruyamin verdigi sukun,
Ve icimde bir nese, uykuya doysam !
Uyusam saatlerce, misil misil uyusam.
Kimse uyandirmasa su bedenimi
Hayatimin en keyifli deminde
Cok mesrur buluyorum kendimi
Bu pek tenha ve karanlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img title="7" src="http://farm4.static.flickr.com/3354/3590813528_21d622a02e_o.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p> <strong><em>Gittikce agirlasan basimi koysam</em></strong></p>
<p><strong><em>Kus tuyunden bir yastigin ortasina..</em></strong></p>
<p><strong><em>Misil misil, saatlerce uyusam !</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendimi birakip peri kizina..</em></strong></p>
<p><strong><em>Kiyamete kadar sessiz ve derin,</em></strong></p>
<p><strong><em>Horul horul, misil misil uyusam</em></strong></p>
<p><strong><em>Ne korku, ne keder, ne huzun duysam</em></strong></p>
<p><strong><em>Sadece ruyamin verdigi sukun,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve icimde bir nese, uykuya doysam !</em></strong></p>
<p><strong><em>Uyusam saatlerce, misil misil uyusam.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kimse uyandirmasa su bedenimi</em></strong></p>
<p><strong><em>Hayatimin en keyifli deminde</em></strong></p>
<p><strong><em>Cok mesrur buluyorum kendimi</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu pek tenha ve karanlik zeminde.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nazende.org/siirlerim/uyusam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
