NaZeNDe

NaZeNDe'nin Kaleminden

MEMLEKET KOKUSU

Ocak28

Soguk  kis gecelerinde  sokaklardan bir ses yukselir ;

“Boza Kaymaaak Vefa boza iyi bozaa”

Itina ile disari cikilip durdurulur bozaci. Ve aceleyle bozuk para bulmak icin cebini yoklarsin.

Iste bu gurbetlerde  oyle bir ses duyamazsin..

Ya da yaz gecelerinde tatli tatli uykun gelmis, icin huzurla uykuya dalmak uzereyken tam da, komsularin seslerini duyarsin, ellerinde cekirdegi citlemekte, sahilden gecenin gec saatinde eve donmektedirler. Uykulu cocuklarin miziltisini isitirsin.. Yazin kokusunu icine cekip tekrar, uykuna devam edersin..

 Iste burada oyle sesler yoktur ..

Ya da kozde pismis patlican kokusu, ya da sokaklarda biber salcasi kaynatan kadinlarin yaktiklari atesin kokusu yoktur burada. Odun kokusu yoktur. Burada oyle sokaklarda oturan, en kucuk bir otomobil gurultusunde balkona kosan kucuk mahallelerin buyuk kadinlari da yoktur. Komsularin evlerinden sesler gelmez. Ust kattan gelen , her saat basi saat adedince calan zemberek  sesi de yok burada. Tikirtilari ile huzur buldugum ust komsum da yok..

 Burada her evden klima gurultuleri yukselir. Bogar insan sesini. Her odada bir insan degil, bir klima varsa ve evdeki klima sayisi insan sayisindan coksa.. Varin siz hayal edin gurultuyu.

 Duyabildiginiz insan sesleri cok yabancidir size. Ya Arapca, ya Urduca, ya da Endonezya dili  duyarsiniz. Bir muddet sonra tum duydugunuz sesleri takip etmemeye baslarsiniz. Cunku sesler size yabancidir ve hic birsey anlamiyorsunuzdur..

Sabahlari komsulardan yagda kavrulmus sarimsak kokusu alirsiniz. Etrafinizda hintli yasiyorsa bol baharat kokusu alirsiniz. Bazen nargile tutunu kokar, bazen yogun kullanilmis parfum kokusu rahatsiz eder burnunuzu.

 En cok da sokaklarda, dukkanlarda ozel buhurdanliklar icinde yakilan oud kokusu alirsiniz. Bu koku Kabe’nin kokusuna benzedigi icin guzel gelir size.

 Butun bu kokular cocuklugunuzda duydugunuz kokulardan cok farkli oldugu icin mi size sevimli gelmez, yoksa tum bu kokulari yabanci bulup icinizde mi sevimsizlestirmissinizdir, bilmiyorum. Tek gercek sehirlerin de kokulari oldugudur. Ulkelerin de , memleketlerin de kokulari vardir kendilerince.

Insan uzaklardayken insanlari ozler, memleketinden.

Ama insan uzaklardayken, memleketinin kokusunu da, gurultusunu de ozler..

Limon agaci ciceginin kokusunu, kar topu oynayan kirmizi yanakli cocuklarin gurultusunu..

Kapi onunde top oynayan cocuklara bagiran yasli adami ozler insan burada, tum huysuzluguna ragmen..

 Kolonya kokusunu ozler, ilkbaharda daglarin kokusunu, yaz sabahlarinda mis gibi deniz kokusunu ozler insan..

 Taze cicek kokusunu ozler..

 Velhasili yitirdigi herseyi, herseyin kokusunu ozler insan.

 Cok sukur ki hayatta ayrilmak oldugu gibi kavusmak da vardir..

 Diye sukretmeli insan..

 

posted under Genel, Gunce
5 Comments to

“MEMLEKET KOKUSU”

  1. On Ocak 29th, 2010 at 10:59 rumma Says:

    Canım yazı özledim inanki, en çokta sen geliceksin diye özlüyorum.

    Balkonda çay içmeyi , çekirdek çitlemeyi, seninle uzun sohbetler yapmayı özlüyorum …

    Yufkaları buzlukta bil..:)

    hayırlı cumalar sevgiler

  2. On Ocak 30th, 2010 at 20:43 Ayşenur Kahveci Says:

    Duygu yüklü bir yazı…
    “Herşeye rağmen bir çok kişinin ömrü boyunca bir kez bile göremediği yerlerde yaşamanın ayrıcalığı” var bir de…

    İşi kolaylaştırıyor, denemelisin.

  3. On Şubat 2nd, 2010 at 13:05 Urfa Tutkunu Says:

    Yeni yazı geldi mi gelecek mi diye bakarken, eklendiğ gün gördüm bu yazınızı. Ne yazık ki o günden beri okumak nasip olamadı. Şimdi okuyabildim ancak. Almanya’ya gelin giden arkadaşımın “burada her şey mükemmel, insanlar için düşünülüp yapılmış, tertemiz. ama yağmurdan sonra toprak kokusu kalkmıyor. Çünkü toprak yok. Onu bile özledim.” demesini anımsadım. Gurbet zordur. Lakin gurbetin içinde tüm geçmiş günahları affettiren Hicret gizlidir, sabredebilene, hakkını verebilene. Hele o Hicret bir de kutsal topraklara yapıldıysa…
    Allah sabrınızı artırsın. Gurbet demirden leblebidir, hakkını vermeniz temennisiyle..

    (NOT: 1. Bazen eski tarihli yazılarınızı okuyup yorum yazıyorum. Mesela Arafattayız yazısına yazmıştım. Eski yorumları görebiliyor musunuz yoksa kaynıyor mu?

    2. rumma ve ben adaşız. Bende fazladan bir de “han” var. Ablam ve siz de adaşsınız. Kardeş isimlerimiz aynı olmuş, tevafuk :)

  4. On Şubat 2nd, 2010 at 21:27 NaZeNDe Says:

    Aslihan Hanim, Yorumunuz icin tesekkurler,

    gurbette hicretin gizlenmesi icin sanirim Gurbete sabir gerekiyor.

    Aslinda ben burayi gurbet degil, sila olarak goruyorum, oyle gormek gerekiyor ama insanin yasadigi, buyudugu topraklari da ozlemesi son derece dogal.

    Demek ablaniz ile adasiz :) Cok hos. Ablaniza selamlar..

    bu arada onceki yorumlariniz kaybolmuyor, Bizzat okudum, tesekkur ederim.

  5. On Mayıs 19th, 2010 at 11:51 Bruce Says:

    Yeni yazı geldi mi gelecek mi diye bakarken, eklendiğ gün gördüm bu yazınızı. Ne yazık ki o günden beri okumak nasip olamadı. Şimdi okuyabildim ancak. Almanya’ya gelin giden arkadaşımın “burada her şey mükemmel, insanlar için düşünülüp yapılmış, tertemiz. ama yağmurdan sonra toprak kokusu kalkmıyor. Çünkü toprak yok. Onu bile özledim.” demesini anımsadım. Gurbet zordur. Lakin gurbetin içinde tüm geçmiş günahları affettiren Hicret gizlidir, sabredebilene, hakkını verebilene. Hele o Hicret bir de kutsal topraklara yapıldıysa…
    Allah sabrınızı artırsın. Gurbet demirden leblebidir, hakkını vermeniz temennisiyle..

    (NOT: 1. Bazen eski tarihli yazılarınızı okuyup yorum yazıyorum. Mesela Arafattayız yazısına yazmıştım. Eski yorumları görebiliyor musunuz yoksa kaynıyor mu?

    2. rumma ve ben adaşız. Bende fazladan bir de “han” var. Ablam ve siz de adaşsınız. Kardeş isimlerimiz aynı olmuş, tevafuk :)

Email will not be published

Website example

Your Comment: